Ana Sayfa Hakkımızda Marka Yönetimi Logo Web Tasarım İsim ve Şirket Astrolojisi İşbirliği İletişim Blog

← BLOG2,5 Milyar Şirket İsmi Var! Yeni bir isim nasıl verilmeli...

SoruBir şirket için marka ismi ne ölçüde önemli ve bir şirkete ne kadar etkisi oluyor? Ayrıca isim bulma süreçleri bir şirket için zorlayıcı oluyor mu? 

Polat: Son kısımla başlayalım isterseniz. Dünya da şuan da 150-200 milyon arası şirket mevcut. Bunun 60 milyon civarı onaylı. Ve yaklaşık olarak 2 milyar civarında da web sitesi mevcut. Bu şu anlama geliyor. 

Dünya da küçük-büyük, firma/şirket isim sayısı 2.5 milyar civarında. Bu rakama karşılık olarak da tüm dillerdeki sözcük sayısı 5-6 milyon kadar ancak var. Ve bunların içerisindeki olumsuz kelimeleri çıkardığınız zamanda ciddi anlamda sayı azalıyor. 

Bunun neticesinde de, binlerce benzer isim veya bir harfi eksik ya da fazla veya farkında olmadan verilen negatif isimlerden oluşan verimi düşük şirketler yığını ortaya çıkıyor. 

Evet, yalnız başına iyi bir marka ismi tabi ki başırıyı direkt getirecek diye bir kaide yok, ancak iyi bir marka ismi şirkete para ve zaman tasarrufu sağlar. İyi bir şirket ve marka isminde, ses, anlam, güç, estetik ve enerji kombinezomuna ihtiyaç vardır. Farklı bir isim şirket için bir farkındalık ve güzel bir başlangıçtır. 

Belki isim meselesi internet olmadan önce çok ciddi bir önem arz etmiyor olabilirdi. Çünkü internet öncesi marka ve şirketlerin işleyişi genelde patronlar ve bağlantılar üzerinden ilerliyordu. Şimdi ise internette bir varlığınız yoksa ciddi şekilde ilerleme ve bulunduğunuz noktada kalabilmeniz çok zorlayıcı oluyor. Tam bu nokta da yeni bir farkındalıkla ortaya çıkmanız gerekiyor. 
 

Şuan da 'şirketlere marka ismi bulma' sektörler içerisinde en kıt alanlardan biri ve iyi isimlerin yüzde 99'u alınmış durumda. Tek sözcüklü, anlamı olan güzel bir isim bulmak artık imkansız. Ya kombinezoma uyan yeni bir isim icat edilmeli ya da iki kelimeli bir marka ismi tercih edilmeli. 

Sadece reklamsal açıdan değil, harf, enerji ve ay dönümleri açısındanda birçok ilmi bilgiye ihtiyaç var.


İlk kısımla ilgili olarak da meselenin beş, altı başlığının bilinmesinde fayda görüyorum. Ancak ilk olarak uç ve güzel bir örnek olan Coca-Cola üzerinden gidebiliriz. Misal, Coca Cola'nın piyasa değeri yaklaşık  80 milyar dolar civarıyken,  Coca-Cola'nın marka değeri ise 50-60 milyar dolar'a yakın bir değere tekabül ediyor. Bunun içerisinde isim, logo vs.. gibi marka hitap eden detaylar yer alıyor.

Benzer bir durum DISNEY ismi içinde geçerli. Şirketin değeri 32 milyar dolar olmasına rağmen şirketin isim marka değeri, brandfinance'nin verilerine göre şuan da NIKE, YOUTUBE, McDONALDS, INTEL, HONDA vs.. gibi birçok milyar dolarlık şirketten daha yüksek bir konumda ve BSI Score değeri ise yüzde 92.3 civarında. Ve Disney'le birlikte LEGO, PWC gibi sürpriz isimlerde ilk 10 içerisinde yer alıyor. 

Şirketlerimizi kurarken genelde Türk olarak meseleye biraz romantizm katıyor ve gelecek hiyerarşisi çizmeden daha baştan ilk adımı yanlış atabiliyoruz. Soyadımız, vatan, şehir, ırk, aile, bölge vs.. gibi isimler olsun istiyoruz ve sonrasında da COLA TURKA, Habertürk, Boyner vs.. gibi markaların yaşadığı ve yaşayacağı problemleri göremiyoruz. 

Misal, Habertürk ismine baktığınız zaman, hem haber, hem Türk, hem medya... Marka ve reklamsal açıdan aslında muhteşem bir isim gibi gözüküyor. Reklama dahi büyük bir yatırım gerekmeyebilirdi. Ancak ne yapsalar olmuyor, olmazda. 

İşin siyasi ve politik kısmından ayrı olarak meseleye marka değeri açısından baktığınızda, en önemli problem, siz bu gazeteyi bölgesel alan dışında küresel arenada okutamazsınız. Yine Ortadoğu gazetesi örneğinde de bu durum mevcut. Ve Vatan gazetesi tabi... Ve gördüğünüz gibi küresel çapta da bir değer oluşturamıyorlar. Yurt dışı artık Türk medyasına değil, ülke'deki BBC, CNN gibi kuruluşlardan gelen haberlere göre takip yapıyorlar.

Ayrıca, Habertürk'ün internet trafiğine bakıyorsunuz, Onlardan 10 yıl önceden başlamalarına ve bir çok şey yapmalarına rağmen 6-7 yıllık bir site olan Onedio'nun yanına dahi yaklaşamıyor. 

Bu isim de sadece Türk hecesi değil, aynı zaman da harf enerji kombinezomuna da aykırı bir durum var.

H, T ve K harfi birbirini çok sevmezler. Bir de burada T harfi çok riskli bir yerde duruyor ve ona destek verecek bir harf yok.

T harfi aslında ketumdur. Sırlar toplar ama onu yaymakta çok stratejik davranamaz. Medya gibi bir alanda ketumluk risktir. Yüzde yüzünü veremez. Özellikle görsel alanda ciddi tehlikedir. Batmış olan kanallarda da genelde T harfini görebilirsiniz. TNT, Kanal Altı, BRT, Teleon, Satel Tv, SKY TURK..vs gibi... 

Burada küçük bir ayrıntı daha vermek isterim; Mesela Washingtonpost, New York Times gibi gazetelerdeki T'yi kurtaran bazı harfler mevcut. Ama Huffingtonpost gibilerinde ise T'yi dengeleyeci bir harf olmaması, dikey yükselişin ardından bir süre sonra durağanlık etkisini göstermeye çalışır. 6 yılda 315 milyon dolar değere ulaşan site, şuan o hızlı yükselişine devam edemiyor. 

Burada meselenin bir diğer vahim boyutuda birçok yatırımcı ve işadamının şirketlerine isim verirken, eş'e dosta, komşuya sorulacak kadar mevzuyu basit görmesi ve sonrasında sıkıntılar yaşaması.

Ne yazık ki, anlayış olarak bu konunun yeterince farkında değiliz ve ciddiye almıyoruz. Uzmanlık gerektiren bir iş olduğunu öteliyoruz. Ve çoğu kez de aceye getirerek sıradan ve basitlikten öteye geçmeyen isimler veriyoruz.

Belki de ömür boyu kullanılacak olan bir marka ismi için, kendi özel ve nefsi ihtiyaçlarımız için harcadığımız ücretin küçük bir kısmını verecek kadar dahi önemsemiyoruz. Ve haliyle verilen 2,5 milyar isimden sonra farklı ve orjinal bir isim de bulmak mümkün olmuyor. 

 

Detaylı bilgi için tıklayın: http://www.nowsenso.com/blog/sirketiniz-icin-marka-ismi-sirlari-iste-o-roportaj/



Son blog yazıları: